Sıkı para politikası ile finansman erişimde yaşanan darboğazın derinleşmesi, yanı sıra döviz kurunun baskılanmaya devam etmesi Türkiye’de üretim maliyetini artırırken, ithalatın hızlanmasına da yol açtı. TÜİK’in düzenli olarak açıkladığı Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistikleri de, reel sektörde ithalat lehine gelişimi net bir şekilde ortaya koyuyor.
Hatırlanacağı üzere, ihracat 2025 yılında ihracat, bir önceki yıla göre yüzde 4,4 artarak 273 milyar 361 milyon dolar olurken, ithalat ise yüzde 6,2 artarak 365 milyar 370 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. 2021-2025 arasındaki 5 yıllık dış ticaret gelişimine bakıldığında ise, 2021'de 225,2 milyar dolar olan ihracat bu dönemde yüzde 15,8 artarken; 271,4 milyar dolar olan ithalat ise yüzde 33,3 arttı.
Dış ticaret yapan firmalara darbe
Ancak asıl kırılma dış ticaret yapan firmaların verilerinde görüldü. Buna göre, Türkiye’de ihracatçı sayısı 2021-2025 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde 101,3 binden 166,5 bine yükselerek yüzde 64,3 artarken; ithalatçı sayısı ise 102,9 binden 323,8 bine fırlayarak yüzde 214,5 oranında yani 3,1 katına yükseldi. Veriler, dış ticarette firma sayısına yönelik dengenin de ihracat aleyhine katlanarak bozulduğunu gösteriyor. 2021 yılına kadar Türkiye’de ihracatçı sayısı her zaman ithalatçı sayısından fazla olurken, 2021 yılı itibarıyla tablo tersine dönmüştü. 2021 yılında ithalatçı ile ihracatçı firma sayısı arasındaki fark 1612 iken, 2022'de 59 bin 147'ye, 2023'te 113 bin 559'a, 2024'te 138 bin 940'a, 2025 yılında ise 157 bin 310'a kadar yükseldi. Yani ithalatçı firma sayısı, ihracatçı sayısının neredeyse 2 katına ulaştı.
Küçükler ithalata koştu
Çalışan sayısına göre girişimlerin ithalat verileri, 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli firmaların ithalatçı havuzundaki payının her geçen yıl katlandığına işaret ediyor. Buna göre, 2021 yılında ithalat yapan firmaların yüzde 63’ü 1-9 çalışanlı mikro işletmelerden oluşurken, bu oran 2024 ve 2025 yıllarında yüzde 87,1 seviyesine kadar çıktı. Buna karşın, 250’den fazla çalışanı olan büyük işletmelerin ithalat yapan toplam firmalar içindeki payı 2021’deki yüzde 3,1 seviyesinden 2024 ve 2025’te yüzde 1,1’e geriledi.
Değer bazında bakıldığında ise 1-9 çalışanı bulunan mikro firmalar 2021 yılında toplam ithalatın yüzde 10,6’sını gerçekleştirirken, bu oran 2023’te yüzde 12,9 ile zirve yaptıktan sonra 2024’te yüzde 11,1 ve 2025’te yüzde 10,7 seviyesinde gerçekleşti. 250 ve üzeri çalışanı olan büyük ölçekli firmaların ithalattaki değer payı ise 2021’de yüzde 61,4 seviyesindeydi; bu değer 2024’te yüzde 58,7 ve 2025’te ise yüzde 59,4 olarak ölçüldü.
Ticarette ithalat fırladı
Türkiye’nin dış ticaretinde amiral gemisi hala sanayi sektörü, ancak oranlar yatay veya gerileyen seyrini sürdürüyor. 2021 yılında girişimin ana faaliyetine göre ihracatın yüzde 58’ini sanayi firmaları yaparken, bu oran 2023'te yüzde 56'ya geriledi, 2025 yılı itibarıyla ise yüzde 57,6 seviyesinde gerçekleşti. Ana faaliyeti ticaret olan girişimlerin ihracattaki payı ise 2021'deki yüzde 38 seviyesinden yüzde 37,7'ye geriledi.
İthalat tarafında da benzer bir dönüşüm yaşanırken, 2021 yılında girişimin ana faaliyetine göre ithalatın yüzde 51,8’ini sanayi firmaları yaparken, bu oran 2023’te yüzde 46,8’e kadar düşmüştü. 2025 yılında ise sanayi sektörünün ithalattaki payı yüzde 45,4'e gerilerken, ana faaliyeti ticaret olan girişimlerin ithalattaki payı 2021'deki yüzde 33,5 seviyesinden yüzde 37,8'e tırmandı.
6 girişimden 5'i tek ülkeden ithalat yaptı
Girişimlerin ihracat ve ithalat yaptığı ülkelerdeki yoğunlaşma da çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Buna göre, 2021 yılında girişimlerin yüzde 43,5'i tek ülkeye ihracat yaparken, bu oran 2025 yılına gelindiğinde yüzde 39'a indi. İthalat tarafında ise 2021 yılında girişimlerin yüzde 57,7'si tek ülkeden ithalat yaparken, bu oran 2025 yılında yüzde 84,6'ya kadar yükseldi.
Merve Yiğitcan-Ekonomim






