Yapılandırma müracaatları genelde 3568 sayılı Yasaya göre yetki almış SMMM veya SM veya YMM’ler tarafından gerçekleştirilecektir. Burada dikkat edilecek en önemli konu bir mükellefin birden çok vergi dairesine borcu bulunması durumunda başvuruların ayrı ayrı ve vergi daireleri bazında yapılması gerekeceği bilinmelidir.

Bilindiği gibi, 7440 sayılı Yasa Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun olup, bu Yasa 12.03.2023 gün ve 32130 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yasa hükmü uyarınca uygulama Türkiye çapında vergi dairelerinde konuyla ilgili taslak 1 sayılı tebliğ yürürlüğe girdiği andan itibaren uygulama başlamış olacaktır. Yasa’da mad. 2 olarak kesinleşmiş vergi borçları açısından mükelleflerin Ek-2/A standart form dilekçe ile başvuru yapmaları ön görülmüştür. Söz konusu dilekçeler yeterli miktarda vergi dairelerinde mevcut olup, ayrıca 7440 sayılı Kanuna ekli 1 seri nolu tebliğin ekinde verilmiştir. Yapılandırma müracaatları genelde 3568 sayılı Yasaya göre yetki almış SMMM veya SM veya YMM’ler tarafından gerçekleştirilecektir. Ayrıca kağıt ortamda posta taahhütlü olarak veya elektronik ortamda e-mail yoluyla söz konusu başvuruların alacaklı ilgili kurumlara örneğin; vergi daireleri, mal müdürlükleri veya belediyelere veya ilgilisine göre alacaklı kuruma yapılması gerekmektedir. Burada dikkat edilecek en önemli konu bir mükellefin birden çok vergi dairesine borcu bulunması durumunda başvuruların ayrı ayrı ve vergi daireleri bazında yapılması gerekeceği bilinmelidir. Örneğin; mükellef A’nın İzmir Konak vergi dairesinde vergi kaydı ve borcu mevcut ise, ayrıca yine İzmir ‘de Balçova vergi dairesine de ayrı bir vergi borç kaydı mevcut ise yasadan faydalanmak için her iki vergi dairesine ayrı ayrı dilekçe ile başvurması zorunludur. Son müracaat tarihi 31.05.2023 tarihi olmaktadır. Bu süreyi uzatma konusunda Cumhurbaşkanlığı yetkilidir.

Konuyla ilgili özellikli durum için birkaç örnek aşağıda yer almaktadır.

Soru-1: Vergi mahkemesinde devam eden davalarımız mevcut olup, buna göre söz konusu davadan bu yasa hükmüne göre nasıl faydalanmamız gerekecektir?

Yanıt: Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarih itibari ile vergi mahkemesinde, Bölge idare Mahkemesinde veya Danıştay devam etmekte olan davalar 7440 sayılı Yasa’nın 3. Mad. göre geri çekilerek yasanın getirmiş olduğu olanaklardan yararlanabilir. Buna göre, örneğin; 100.000 TL KDV ve ayrıca 300.000 TL KDV cezalı tarhiyat için davanın açılmış olduğunu ve vergi mahkemesinde de söz konusu dosya hakkında da henüz bir karar verilmediğini düşünelim. Burada mükellefin davadan vazgeçme dilekçesine (Ek-3/A) vergi dairesine 31.05.2023 tarihine kadar 2 nüsha vererek davadan vazgeçmesi mümkündür. Bu durumda anapara 100.000 TL tercih edilecek vadeye göre ödendiği takdirde, VZC 300.000 TL tümüyle silinecektir. 100.000 TL ana vergi peşin olarak ödendiği takdirde herhangi bir ilave ödeme söz konusu olmayacaktır. Ancak, örneğin; 100.000 TL vergi aslı taksitler halinde ödeme tercihi kullandığı takdirde anapara olan 100.000 TL üzerinden artı katsayı farkı ilave edilerek ödeme yapılacaktır. Mükellefin vergi dairesine verdiği Ek-3/A dilekçesi üzerine vergi dairesi tarafından kendisine “ÖDEME PLANI” düzenlenerek tebliğ edilecektir. Taksitlerin aksatılmadan vadelerinde ödenmesi zorunludur. Peşin ödeme halinde önemli avantajlar söz konusudur.

Soru-2: Mükellef (B)’nin kesinleşmiş borcu 130.000 TL’dir. Bu borcun anaparası 100.000 TL gelir vergisi olup, bakiye 30.000 TL’si ise gecikme zammından kaynaklanmaktadır. Mükellef vergi dairesine müracaat ederek söz konusu borcunu yapılandırmak istemektedir.

Yanıt: Mükellef (B)’nin İzmir- Konak vergi dairesine 100.000 TL gelir vergisi borcu ve ayrıca 30.000 TL’de gecikme zammı borcu olmak üzere toplam 130.000 TL kesinleşmiş borcu mevcuttur. Mükellef (B) kesinleşmiş söz konusu borçlarını vergi dairesine Ek-2/A form dilekçesi ile başvurup, yapılandırabilir. Bu durumda anapara 100.000 TL’de herhangi bir indirim söz konusu değildir. Öte yandan, 30.000 TL gecikme zammı tümüyle silinecektir. Mükellef (B) söz konusu borcunu peşin olarak 31.05.2023 tarihine kadar peşin yöntemine göre ödediği takdirde sadece 100.000 TL ödeme yaparak bu borçtan kurtulabilecektir.

Soru-3: Matrah artırımı ile ilgili olarak 7440 sayılı Kanunun 5. Mad. göre mükellef ( C )’nin 2022 yılı için matrah artırım talebinde bulunması halinde durum ne olacaktır?

Yanıt: Değerli vergici YMM sayın; Erdoğan Sağlam üstadın T24 sitesinde 16.03.2023 tarihli yazısından alıntı yaparak konuyu özetlemek yararlı olacaktır. Konuyla ilgili 7440 sayılı Kanunun 5. Mad. göre işlem yapılacaktır. Ancak 2022 yılı ile ilgili bazı özel durum söz konusudur. 12 Mart 2023 tarihinden yayımlanan Yapılandırma Kanununa ilişkin Meclise sunulan teklifte, matrah/vergi artırımı konusu 5 inci maddede düzenlenmiş ve 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları gelir ve kurumlar vergisi matrah artırımı kapsamına alınırken 2022 yılı kapsama alınmamıştı.

 Genel Kurul görüşmeleri sırasında son anda Kanuna eklenen geçici 1 inci madde ile aynı şartlar dâhilinde 2022 yılı da matrah artırımı kapsamına alındı. Düzenlemeye göre, 2022 takvim yılı gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının yüzde 25 oranından az olmamak üzere artırılması halinde matrah artırımından yararlanılabilecek.

 Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle istisnai durumlar (işi bırakma, devir vs.) hariç henüz 2022 yılına ilişkin beyannameler verilmemiş olduğu için geçici maddede Hazineyi koruyacak birtakım şartlar öngörüldü.

 Bu şartları şöyle sıralayabiliriz:

* 2022 takvim yılına yönelik matrah artırımında bulunulabilmesi için bu yıla ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmiş olması gerekir.

* Bu beyannamelerde beyan edilen gelir/kurumlar vergisi matrahları, 2021 takvim yılı için beyan edilen matrahın yüzde 122,93 oranında artırılması suretiyle bulunan tutar ile 2022 takvim yılı üçüncü geçici vergilendirme döneminde beyan edilen matrahın yüzde 40 oranında artırılması suretiyle bulunan tutarın yüksek olanından az olamaz. Dikkatinizden kaçmamıştır, getirilen şart matrah artırımına bu asgari tutarların esas alınması değil, artırımdan yararlanabilmek için gelir/kurumlar vergisi matrahlarının bu asgari tutarlardan az olmamasıdır. Yani bir anlamda matrah artırımından yararlananlara asgari bir gelir/kurumlar vergisi getirilmiş oluyor.

 Örneğin bilanço esasına göre defter tutar bir tüccarın 2022 yılı matrahı 1 milyon TL ve 2022 yılı üçüncü dönem geçici vergi matrahı 2 milyon TL olsun. Bu tutarların maddede belirtilen şekilde artırılması sonucu bulunan tutarlar sırasıyla 2.229.300 TL ve 2.800.000 TL olarak hesaplanır. 2022 için matrah artırımından yararlanabilmek için 2022 yılı beyan edilen matrahın bu tutarlardan büyük olanı 2.800.000 TL’den az olmaması gerekir. Örneğin 2022 yılı matrahı 1 milyon TL olursa, 2.800.000 TL üzerinden artırım yapılarak matrah artırımından yararlanılamaz, çünkü 2022 yılı için beyan edilen matrah kanunda öngörülen asgari tutar olan 2.800.000 TL’den düşüktür. Bu mükellef ya 2022 için artırımdan yararlanamayacak, ya da bunu öngördüğü için yararlanabilmek maksadıyla 2022 yılı beyanını en az 2.800.000 TL olacak şekilde yükseltecektir.

* Kanuna göre, yukarıdaki şekilde hesaplanan iki tutardan büyük olanından az olmamak beyan edilen 2022 yılı matrahının yüzde 25 oranında artırılması suretiyle bulunan artırım tutarı, Kanunun 5 inci maddesinde yer alan asgari tutarlardan düşük olamaz. Geçici maddede bu asgari tutarlar 2022 yılı için, işletme hesabı esasına göre defter tutanlar için 105 bin TL, bilanço esasına göre defter tutanlar ile serbest meslek erbabı için 200 bin TL ve kurumlar vergisi mükellefleri için ise 500 bin TL olarak belirlenmiştir. Geçici maddede, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı ve 2022 yılı artırımın da Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen şartlar dâhilinde yapılacağı belirtildiğinden, bu gelirler dışındaki gelir unsurları (ücret, eurobond faiz ve alım satım kazancı, kira, kâr payı vs.) için uygulanacak asgari tutarlar Kanunun 5 inci maddesine göre belirlenecektir.

Yoksa geçici maddede bu gelirler için asgari tutar belirlenmemiş olması, bunlar için matrah artırımında bulunulamayacağı veya bu gelirler için asgari tutar uygulanmayacağı şeklinde yorumlanamaz.

 Buna göre, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için asgari tutar bilanço esası için geçerli 200.000 TL’nin 2/5’inden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutardan (yani 105.000 TL’den) az olamaz. 

* Matrah artırımı için ödenecek vergi, artırım tutarının yüzde 20’sidir. Bu oran, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergiler ile ilgili beyannameler üzerinden tahakkuk eden damga vergisini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanunun 2'nci maddesi uyarınca kesinleşmiş alacaklar ve 3 üncü maddesi uyarınca kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar için yapılandırma hükümlerinden yararlanılmamış olması halinde yüzde 15 olarak uygulanır. İstisna, indirim ve mahsuplar nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması hâlinde de bu oranda vergi hesaplanır.

* Artırım nedeniyle ödenmesi gereken (%15 veya %20) vergiden yıl içinde kesinti yoluyla ödenmiş vergiler mahsup edilebilecek, ancak geçici maddedeki kısıtlama sebebiyle mahsuptan sonra kalan stopajlar iade edilmeyecektir.

Soru-4: İzmir Buca’da ikamet eden Serap Hanımın Buca Belediyesi Mali hizmetlere 3.000 TL bina vergisi borcu ve ayrıca 2.500 TL’de gecikme zammı borcu olduğunu varsayalım. Buna göre, serap hanım bina vergisi borcunu 7440 sayılı Kanunun 2. Mad. göre nasıl yapılandırabilir?

Yanıt: 7440 sayılı Kanunun 2. Maddesi belediyelere olan arsa, arazi ve bina vergilerini de yapılandırma kapsamına almıştır. Buna göre, ilgili belediye mali hizmetler biriminin 31.05.2023 tarihine kadar Ek-2/A dilekçesi ile başvuru yapılarak borç yapılandırıldığı takdirde anapara olan 3.000 TL bina vergisi ödenecektir. Bu ödemeye bağlı olarak ise 2.500 TL gecikme zammı silecektir. Ödeme peşin yapıldığı takdirde herhangi bir problem ek ödeme doğmayacaktır. Anapara belirtilen taksit tercihlerine göre (12,18,24,48) taksitler halinde ödenebilir. Bu durumda borcun taksit sayısına göre anapara üzerine ayrıca katsayı farkı ekleme yapılacaktır.

Soru-5: Matrah artırımı yaparak ödemesini ihmal eden mükelleflerin durumu ne olacaktır? Devam eden vergi incelemeleri ne şekilde etkilenecektir?

Yanıt: 7440 sayılı Yasa’nın ilgili 5. Mad. Hükmü matrah artırımı hükümlerini içermektedir. Söz konusu madde hükmünde 2018 ila 2022 yılları matrah artırımına konu edilebilir. Talep zorunlu değildir. Gelir vergisi, KDV, Kurumlar vergisi, stopaj yönünden matrah artırımı hükümleri tercih edilebilir. Devam etmekte olan vergi incelemeleri 7 gün içerisinde sonuçlandırılması gerekir. Yasanın yürürlüğe girdiği 12.03.2023 tarihinden itibaren 7 gün içerisinde sonuçlandırılmamış olan vergi incelemeleri sonlandırılacaktır. Yani inceleme devam etmeyecektir. Buna göre, yasada yer alan durumlar haricinde genelde matrah artırım hükümlerinden faydalanmak mümkündür. Ayrıca, 7440 sayılı Kanunun ilgili 5/9-a hükmü gereği VUK mad. 359/b hükmüne göre defter, kayıt ve belgeleri yok edenler, defter sayfalarını tahrif edenler, sahte belge düzenleme konusunda vergi inceleme raporu olanlar matrah artırımından faydalanamazlar. Ayrıca,

“a) Aşağıda sayılan mükellefler bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamazlar:

1) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” ile aynı Kanunun 359 uncu maddesinin (ç) fıkrasında yer alan fiilleri işleyenler (Bu alt bent kapsamındaki fiillerin 2022 yılında veya bu maddenin kapsadığı dönemlerden herhangi birinde işlendiğinin tespit edilmesi hâlinde bu mükellefler diğer dönemler için de matrah ve vergi artırım hükümlerinden yararlanamazlar.).

2) Terör suçundan hüküm giyenler.

3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler.

b) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin; (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden ya da (ç) fıkrasında yer alan fiillerden hareketle yapılan vergi incelemesi devam edenlerin bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artırımında bulunmaları durumunda, söz konusu vergi incelemesinin tamamlanmasına kadar bu maddenin kapsadığı dönemlerin tamamı için yapılan artırımlara ilişkin olarak tahakkuk işlemleri bekletilir. Şu kadar ki, bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artırımında bulunmayanlar madde hükümlerinden faydalandırılmaz.

c) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında artırımda bulunanlar hakkında, artırımda bulundukları dönem ve vergi türlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce veya yayımı tarihini izleyen günden itibaren on iki ay içinde başlanılan vergi incelemeleri ((b) bendinde belirtilen inceleme dâhil) ile takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (h) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Söz konusu vergi incelemelerinden bu süre içinde sonuçlandırılanlarla ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.

ç) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesi kapsamında bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içinde bu fiillerin varlığının tespit edilmemesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin rapor veya yazı, aynı bentte öngörülen süre ve şekilde matrah veya vergi artırımında bulunan mükelleflere tebliğ edilir. Matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla söz konusu mükellefler bu madde hükümlerinden yararlanırlar.

d) Bu fıkranın (ç) bendi kapsamında kendisine rapor veya yazı tebliğ edilen mükellefler hakkında düzenlenen;

1) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararından önce tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespiti içeren (b) bendi kapsamındaki inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi hâlinde, matrah veya vergi artırımının ihlal edilmemesi koşuluyla, (c) bendi kapsamındaki incelemeye veya tarh işlemlerine devam edilmez.

2) Bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki inceleme raporundan önce (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi hâlinde, bu rapor veya karar, Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ayı aşmamak üzere bu fıkranın (b) bendinde bahsedilen vergi incelemesi neticesinde düzenlenen raporların vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar bekletilir.

3) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir, matrah veya vergi artırımına ilişkin taksitlerin tamamen ödenmesi şartıyla (c) bendi kapsamındaki rapor veya kararlar (vergi ziyaına 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi hâli hariç) için tarhiyat yapılmaz ve vergi cezası kesilmez. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki raporlarda vergi ziyaına 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verildiğinin tespiti hâlinde, söz konusu raporlarda tespit edilen matrah veya vergi farkı ve bu fıkranın (b) bendi kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir.

e) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucunda söz konusu fiillerin varlığının tespit edilmesi hâlinde, bu mükellefler tarafından yapılan matrah veya vergi artırımları dikkate alınmaz. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararlarının ilgili olduğu dönemlere ilişkin vergi ve cezalara yönelik zamanaşımı süresi, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay aşılmamak kaydıyla, mezkûr rapor veya kararın vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirildiği tarihten bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki raporların vergi dairesine intikal ettiği tarihe kadar işlemez.

f) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararından önce (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesinin sonuçlanması ve inceleme sonucunda bahse konu fıkrada belirtilen fiillerin varlığının tespit edilmesi hâlinde, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen inceleme ve takdir işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin süreler açısından 213 sayılı Kanunun genel hükümleri uygulanır.

(10) Mükelleflerin bu maddeye göre matrah veya vergi artırımı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.

(11) Bu madde hükümlerine göre matrah veya vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi hataları nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmiş sayılır ve ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanuna göre takip edilir. Şu kadar ki, Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması şartıyla mükellefe bildirimde bulunularak eksik tahakkuk eden tutarın bir ay içinde geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi istenir, verilen sürede ödeme yapılması hâlinde eksik tahakkuk eden vergiler açısından Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.

(12) Birinci fıkranın (ç) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede, her bir dönem için ayrı ayrı 20 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmaz.

(13) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarındaki matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanılması, 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesi kapsamında aynı Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan kaçakçılık suçlarının işlendiğinin tespitine ve kamu davasının açılmasına engel teşkil etmez. Ancak, bu incelemeler sonucunda matrah veya vergi artırımında bulunulan dönemler ve vergiler için tarhiyat yapılmaz.”

HukukiHaber | Dr.Mustafa ALPASLAN