Bir hata yaparsınız, belki bu hata da değil de bilerek yapılan bir yanlış tercihte olabilir.....
Yapılan bu yanlış hata ya da tercihin de bir bedeli vardır.
Hata şahıs tarafından yapılırsa, bedelini o öder. Ama hatayı devleti yönetenler yapmışsa, ne yazık ki bunun bedelini toplum öder.
Hata ekonomik alanda ise bedeli de ekonomik olur. Sağlık alanında ise bedeli sağlıktaki yetersiz durumdur.
Bilindiği üzere pandemi sonrası, tüm dünyada merkez bankaları enflasyonu durdurmak amacıyla faiz artışı yolunu tercih ettiler.
Ama biz de tam tersi olarak, NAS VAR denilerek faiz indirimine gidildi.
Hatırlandığı üzere, faizler % 8’lere kadar düştü.
Yapılan bu faiz tercihleri sonucu, dünyada enflasyon % 2- % 5 oranlarına düşerken, biz de % 70-80 oranlarına fırladı.
Bugün bile % 30’ların altına bir türlü indiremedik. O da TÜİK’e göre.
Bu durumun önemli ekonomik sonuçları arasında, başta tekstil sektörü olmak üzere, ayakkabı deri ürünleri, mobilya sektörü vesaire sektörlerin yurtdışına kaçtığı görülmektedir.
Bir kısım holdingler şirket merkezlerini başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere taşıdılar.
Bu kaçışların ülkemizde yılda maliyeti yaklaşık 6 milyar dolar gibidir.
Yurtdışına çıkan sektörlerin ağırlıklı olarak gittikleri ülkeler, mısır Bangladeş, Vietnam, Bulgaristan ve Romanya ile Orta Doğu ülkeleri olduğu görülmektedir.
Firmaların çıkışının temel nedenlerine gelince;
Yüksek enflasyon, kur politikalarının enflasyon karşısında yetersiz kalması, enerji maliyetleri ve finansmana erişim olarak saymak mümkün.
En belirgin nedenini ise hukuk sistemine güvensiz olarak söylenebilir.
Sık sık mevzuatların değişmesi, geriye dönük uygulamalar, sözleşme güvensizliği ve yargı süreci önemli nedenler olarak görülmektedir.
Son günlerde, bir zamanlar” giderlerse gitsinler” söyleminin bedellerinin ağır olduğu hükümetçe de farkına varılmış olduğu görülmektedir.
Zira şimdi gidenleri geri getirmek için bazı önlemler almaya başlanmış.
Yapılacak vergisel düzenlemelerle, imalatçı- ihracatçı Firmalarda kurumlar vergisi % 9'a, sadece ihracat yapan firmalarda ise % 14'e indirilecek.
Hizmet ihracatında elde edilen gelirlerin ise % 100’ü vergi dışı olacak.
Ayrıca yurt dışında yaşayan ve son üç yıl Türkiye’de mükellef olmayanların gelmesi halinde, yurt dışı gelirlerinden 20 yıl vergi alınmayacak.
Sizce bu tedbirler kaçanları geriye getirir mi? Doğrudan yabancı yatırımların ilgisini çeker mi?
Düşünülenler kısmen olumlu adım. Ancak bence yeterli değil.
Öncelikle yukarıda belirttiğimiz hukuk güvenliğinin sağlanması ve döviz enflasyon uygunsuzluğun çözülmesi gerekmektedir.
Belirtilen vergi düzenlemelerinin bu topluma çok ciddi bir maliyeti olacaktır. Olaya şöyle bakarsak, bu firmaları yurt dışına kaçırırken yılda 6 milyar dolar kaybettik.
Şimdi de bunları tekrar kazanmak için kaç milyar dolar vergiden vazgeçiyoruz.
Bu bir katlamalı maliyet değil mi?
O nedenle ekonomik konularda karar verirken, ekonomi temel kurallarını unutmadan kararlar vermek gerekmektedir.
Yoksa görüldüğü üzere, bedeli çift katlı olarak halka ödetilmektedir.