Sağlık sektörünün bir tüccar anlayışıyla hareket etmesi ve hastalara yolunacak müşteri gibi bakması, tüm dünyada ve Türkiye de çok sık dile getirilirken, toplumsal olarak ciddi serzenişler yaratan bir durum haline gelmiştir.

Özellikle özel hastane faturaları, ilaç fiyatları ve gereksiz yapılan tetkikler, toplumda haklı olarak soyuluyor muyuz hissi yaratmaktadır.

Bir doktor kardeşimle, bu konuların sohbetini yaparken son 25 yılda bazı istatistiki bilgiler üzerinden değerlendirmeler yaptık.

İstatistiki bilgiler gerçekten şaşırtıcıydı.

2001 yılında ülkenizdeki nüfus 65 milyon kişiydi. Aynı yıl içinde yapılan ameliyat sayısı ise 1.631.000 kişi.

Bu ameliyatların 210.000 adedi özel hastaneler tarafından yapılmış.

Orantısal bir değerleme yaparsak, ameliyat olan hastanın, toplam nüfusa oranı % 2,5. Yani 100 kişide iki-üç kişi ameliyat olmuş.

Özel hastanelerin yaptığı ameliyatlar ise, toplam ameliyatların %13 ü kadar.

2024 yılını gelindiğinde, nüfusunuz 84 milyona ulaşıyor.

Yapılan toplam ameliyat sayısı ise 6 milyon, bu ameliyatların 1.600.000 adedi özel hastaneler tarafından yapılmış.

Yapılan ameliyatların toplam nüfusa oranı % 7'ye çıkmış. Yani üç kat ameliyat sayısında bir artış var.

Özel hastanelerde yapılan ameliyatların oranı da, % 13'ten % 27'ye çıktığı görülmektedir. Yani özel hastanelerdeki ameliyat artışı %100 olmuş.

Aynı yıllar itibariyle kullanılan ilaçlara bir baktığımızda ise;

2001 yılında ülkemizde 952 milyon kutu ilaç tüketilmiştir. 2004 yılında bu sayı2,57 milyar kutuya çıkmıştır. Yani üç kata yakın bir artış var.

Nüfus artışındaki oran % 30 iken, ilaç kullanımındaki artış % 250 gibi çok büyük bir orana ulaşmıştır.

Üstelik 2021'de kullanılan ilaçların % 70'i yerli üretim olurken, % 30'u ithalat yoluyla elde edilmiştir.

2024'te ise durum tam tersine dönmüş, yerli üretim % 30'a ithalat % 70'e çıkmıştır.

İstatistiki bilgilerde görüldüğü gibi sağlık alanında yapılan harcamalar nüfus artış oranının 3-4 katı daha fazladır.

Bazıları şöyle düşünebilir. 2001 yılında sağlık sistemi yetersiz olduğu için ameliyat ve ilaç kullanımı da az olmuştur.

Sonraki yıllarda yapılan harcamaların yükselmesi sağlık sisteminin iyileşmesinin bir göstergesidir. Diyebilirler.

Genellikle sağlık sisteminin iyileşip iyileşmediği sonuç olarak ölüm oranlarının ne olduğuyla ilişkilidir.

2001’deki ülkemizde ölüm oranı binde 6.4 iken, 2024 yılında bu oran binde 5.7'ye gerilemiş.

Sağlık harcamalarındaki artışlar 3-4 kat olurken ölüm oranında önemli bir değişiklik olmamıştır.

Bu bilgilerin verdiği mesaj bence açık.

Devlet ve vatandaş kaz gibi soyuluyor.

Aslında devletin harcamalarının da vatandaşın ödediği vergiler olarak düşünürsek sonuçta bütün yük yine vatandaşın sırtında.

Bu kadar büyük bir artışın, aslında sistemin sorgulanmasını da gerektirmiyor mu?

Zira sistemden kaynaklanan bazı aksaklıklar mevcut.

--- Özel hastaneler aslında bir ticari kuruluş. Dolayısıyla onlar için karlılık, ciro hedefleri mutlaka vardır. Bu hedefler için, belki de gerekmediği halde ameliyat,mr, kan ameliyat, mr vesaire yapılıyor Olabilmektedir.

----Hastanelerde performans sistemi uygulanmaktadır. Bu sistemde doktorların ve hastanelerin baktıkları hasta, istenilen tahliller yapılan ameliyat sayısına göre gelir artmakta veya azalmaktadır. Daha fazla gelir elde etmek için gereksiz ameliyat ve ilaç kullanımı sistemin bir sonucu olabilmektedir.

---Son zamanlarda doktor-hasta ilişkilerinde hatalı tıbbi uygulamalardan kaynaklanan tazminat davaları oldukça arttığı görülmektedir. Doktorlar bu tür davadan çekindikleri için en ufak bir şüphe bile çok sayıda tetkiki arttırmış olması muhtemeldir.

Bence çok önemli bir durumda ilaç sektörünün, bilim dünyası iş birliğiyle ilaç pazarının büyütülmüş olmasıdır.

Profesör Doktor Ahmet Rasim Küçük usta bir söyleyişinde aynen şöyle konuşuyor.

Üniversite öğrencisi iken hocalarımız bize, tansiyon hastalığı için, büyük 16 üzeri, küçük 9 olarak öğrettiler. Sonraki yıllarda, en seçkin üniversiteler yayınladıkları güya araştırmalarla bu rakamlar 16 sınırı 15'e, 14'e, 13'e ve son olarak da 12'ye düşürüldü şimdi de 12’nin altına düşürmeleri planlanıyor. Her düşüşte milyonlarca tansiyon hastasının ve 10 milyonlarca da tansiyon ilacını piyasaya sürüleceği düşünüldüğünde bizde dünya ilaç kartellerinin yolunan KAZ’ı olmuş oluyoruz.

Benim gördüğüm sağlık sektörü bu. Değişebilir mi? Bilmiyordum.