Evet, konu, taşınmaz ve iştirak hissesi satışlarında satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının Maliye tarafından belirlenen süre içerisinde özel fon hesabına alınmaması ile ilgili!
Ciddi sayıda ihtilafa neden olan bu konu son dönemde kamuoyunun gündemini yoğun bir şekilde meşgul ediyordu.
İhtilafın kaynağı tam olarak ne?
Bu ihtilafların kaynağı, vergi incelemeleri sonucunda şirketlere yapılan cezalı tarhiyatlar!
Vergi Denetim Kurulu (VDK), son dönemde kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan istisna ve indirimlerin doğruluğu ile ilgili sınırlı incelemelere yoğunlaştı. Bu kapsamda çok sayıda şirketi özellikle taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası yönünden incelemeye aldı. Bu incelemelerin büyük bir kısmını tamamladı. Bu incelemelerde tespit edilen en önemli husus ise, taşınmaz ve iştirak hissesi satışlarında satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının Maliye tarafından belirlenen süre içerisinde özel fon hesabına alınmaması!
Maliye, bu şekilde taşınmaz ve iştirak hissesi satışlarında satış kazancının istisnadan yararlanan kısmını süresi içerisinde özel fon hesabına almayan şirketlerin istisnadan yararlanamayacağını ileri sürerek, cezalı tarhiyatlar yaptı.
KVK 5/1-e maddesine göre istisnanın şartları ne?
KVK’nın 5/1-e maddesine göre istisnanın uygulanabilmesi için;
- İstisna uygulamasına konu olacak taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının en az iki tam yıl (730 gün) süreyle şirketin aktifinde yer alması,
- Bu değerlerin satışından elde edilecek kazancın istisnadan yararlanan kısmının pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar söz konusu fon hesabında tutulması,
- İstisna uygulamasında, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulması gereken kazançların, beş yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba (sermayeye ilave hariç) nakledilmemesi, işletmeden çekilmemesi,
- Menkul kıymet ticareti ile uğraşılmaması,
- Satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi
gerekiyor.
Maliye’nin KVK Tebliğine göre şartlar ne?
Maliye, 1 Seri No.lu KVK Genel Tebliği’nde, yukarıda belirtilen şartlara ilave olarak, satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının özel fon hesabına alınmasıyla ilgili ilave bir şart getirdi: “Satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar özel fon hesabına alınması”.
Maliye, süresinde özel fona almayanları istisnadan yararlandırmıyor!
Maliye, satış kazancının istisnadan yararlanan kısmını, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar özel fon hesabına almayan şirketleri, aranılan şartları ihlal ettikleri gerekçesiyle istisnadan yararlandırmıyor!
Danıştay: Yetki aşımı var, Kanunda olmayan bir şart ikincil mevzuatla getirilemez!
Danıştay’ın görüşü; 5520 sayılı KVK’nın 5/1-e maddesinde, istisna edilen tutarın, fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerektiği yönünde bir düzenlemenin var olmadığı, düzenleyici işlemle, sınırları belirtilmeyen bir istisnanın sınırlarının belirlenmesinin vergilendirmede kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, özel fon hesabına alınma süresi ile ilgili olarak Maliye’nin Tebliğ ile getirdiği düzenlemede yetki aşımı olduğu ve Kanunda olmayan bir şartın ikincil düzenlemeyle getirilemeyeceği doğrultusunda!
Danıştay 3. Dairesi’nin kararları Maliye aleyhine, mükellefler lehine!
Danıştay 3. Dairesi’nin bu konuda verdiği kararlar Maliye aleyhine, mükellefler lehine oldu!
Bu kararların bazılarının özetleri şu şekilde:
“5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun gerekçesinde düzenlemenin amacının, şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi ve bağlı değerlerinin, ekonomik faaliyetlerde daha etkin bir şekilde kullanılması olarak belirtildiği ve olayda mevzuatta öngörülen teme şartların gerçekleşmediğine yönelik taraflar arasında itilaf bulunmadığı gibi temyiz dilekçesinde belirtildiği üzere inceleme esnasında kurum temsilcisi tarafından, istisnaya konu tutarın vergi incelemesine başlanılmadan önce özel fon hesabına alındığı ve halen hesapta izlendiği beyan edilmesine karşın, vergi müfettişi tarafından söz konusu istisnaya tabi tutarın, şirketin özel fon hesabında izlenip izlenmediğine yönelik herhangi bir araştırma yoluna gidilmemesi ve söz konusu istisna tutarının, kurum dışına çıkarıldığı yahut dağıtılmış kar olarak değerlendirildiğine ilişkin bir tespitin de bulunmaması dikkate alındığında somut saptamalara dayanmayan dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı, ayrıca 5520 sayılı Kanunun ilgili maddesinde istisna edilen tutarın, fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerektiği yönünde bir düzenlemenin var olmadığı, düzenleyici işlemle, sınırları belirtilmeyen bir istisnanın sınırlarının belirlenmesinin vergilendirmede kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği” (Danıştay 3. Dairesi’nin 03.10.2024 tarihli ve E.2023/6823, K.2024/5034 sayılı Kararı).
“Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, satışı gerçekleştirilen iştirak hisselerinin en az iki tam yıl süreyle kurum aktifinde tutulduğu ve banka hesap ekstrelerinin incelenmesinden, iştirak hissesi satışı karşılığı yapılan tahsilatlarını düzenlemenin amacına uygun şekilde finansal sıkıntıları gidermek için kredi ödemelerinde kullanıldığının tespit edildiği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nda iştirak hissesi satışından elde edilen istisna kazancın kaydedileceği özel fon hesabının hangi tarihe kadar açılması gerektiği yönünde ayrıca bir düzenleme yapılmadığı dolayısıyla iştirak hissesi satışından elde edilen kazancın, kurumun mali yapısının güçlendirilmesinde kullanıldığı ve işletmeden çekilmeyerek 5520 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendinde şekli koşullarla sağlanmaya çalışılan ve istisna ile öngörülen esas amacın olayda gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir” (Danıştay 3. Dairesi’nin 17.11.2025 tarihli ve E.2023/6469, K.2025/4594 sayılı Kararı).
“5520 sayılı Kanunun "İstisnalar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, taşınmaz satış kazancı istisnasından yararlanılan kısmın, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulacağı, bu istisnanın satışın yapıldığı dönemde uygulanacağının belirtildiği bu haliyle kanun hükmünden özel bir fon hesabına alınma işleminin satışın yapıldığı tarihi takip eden hesap döneminin başından itibaren kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerektiğine dair bir süre sınırlaması getirilmediği olayda davacının iki yıldan uzun süredir aktifinde tuttuğu taşınmazı, 17/10/2018 tarihinde sattığı, bu satıştan elde edilen kazancın istisnadan yararlanılan kısmını, 2019 yılının Aralık döneminde özel fon hesabına aktardığının vergi inceleme elemanınca da kabul edildiği, fon hesabına alınan bu tutarın şirketin mali bünyesini güçlendirmek yerine transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü biçimde dağıtıldığına ve bu istisnadan yararlanılması için gereken diğer şartların oluşmadığına yahut bu şartların sonradan kaybedildiğine ilişkin herhangi bir tespitte bulunulmadığından, davacının söz konusu istisnadan yararlandırılmamasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” (Danıştay 3. Dairesi’nin 11.12.2025 tarihli ve E.2023/2431, K.2025/5424 sayılı Kararı).
Maliye dahil herkes Danıştay 9. Dairesi’nin kararını bekliyordu!
Evet, Maliye dahil davaya taraf olan olmayan tüm şirketler, Danıştay’ın vergi davalarına bakan diğer dairesi olan 9. Daire’nin bu konuda vereceği kararları merakla bekliyordu! Özellikle Maliye tarafında sürpriz bir karar çıkma beklentisi hakimdi!
Ancak, Danıştay 9. Dairesi bir sürprize izin vermedi!
Danıştay 9. Dairesi kararları da Maliye aleyhine çıktı!
Danıştay 9. Dairesi tarafından verilen son tarihli kararlar da, Maliye aleyhine çıktı!
Bu kararların özeti ise,
“5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/1-e maddesinin gerekçesinde; "İstisnanın amacı kurumların bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerde daha etkin bir şekilde kullanılmasına olanak sağlanması ve kurumların mali bünyelerinin güçlendirilmesidir. Bu bentte belirtilen koşulların sağlanması halinde söz konusu taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmı istisnadan yararlanacaktır." şeklinde açıklama yapıldığı, dolayısıyla bu istisnanın, iştirak hissesi ya da taşınmazların satış işlemi sonucu elde edilen kazançlara tanınmış, teşvik amaçlı ve seçimlik bir istisna olup, amacının şirketlerin mali yapılarının güçlendirilmesi ve finansman açıklarının kapatılarak kâra geçmelerinin sağlanması olduğu, Kanunda, taşınmaz satışından elde edilen istisna kazancın, kaydedileceği özel fon hesabının hangi tarihe kadar açılması gerektiği yönünde bir düzenleme yapılmamakla birlikte, bu hususun taşınmaz satışı kazancıyla ilgili istisnadan yararlanma hakkının kaybedilmemesi (istisnanın bozulmaması) için, kazanç tutarının işletmenin pasifinde tutulması (işletmeden çekilmemesi) gerekli asgari sürenin ve vergiden istisna tutulan kazanç tutarının takip eden yıllarda sağlıklı şekilde izlenebilmesi açısından önem arz ettiğinin açık olduğu, bununla birlikte, vergiden istisna tutulan kazancın, işletmeden çekilmemesi gereken sürede pasifte özel bir fon hesabında takibine ilişkin şekli gerekliliğe uygun davranılmayarak, salt özel fon hesabının Tebliğde öngörülen sürede açılmamasının, istisnadan yararlanma şartlarını yitirdiğinin kabulünün, Kanunun hedeflediği amaca aykırılık teşkil edeceği gibi, kanunen verilmiş bir hakkın şekil eksiklikleri nedeniyle tebliğ düzenlemeleri ile kısıtlanması sonucunu da doğuracağı, bu durumda; olayda davalı idarece, istisna koşullarına yönelik olarak istisna kazancının, özel fon hesabına alınmaması dışında herhangi bir eleştiri getirilmemesi, özel fon hesabına alma işleminin 2022/Ocak döneminde yapılması, istisna kazancın şirket hesaplarının dışına çıkarıldığı veya bu kazancın şirkette başka şekilde kullanıldığı yönünde bir tespitin de bulunmaması hususları ile Kanunun gerekçesinde yer alan istisnanın amaçları birlikte değerlendirildiğinde, 5520 sayılı Kanun'un 5/1-e maddesinde şekli koşullarla sağlanmaya çalışılan ve istisna ile öngörülen amacın olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı”
şeklinde (Danıştay 9. Dairesi’nin 30.04.2026 tarihli ve E.2024/1760, K.2026/2236; aynı tarihli ve E.2024/1761, K.2026/2237 sayılı Kararları).
Kişisel görüşümüz: Kanunda olmayan bir şart ikincil mevzuatla getirilemez!
Yukarıda özetlerine yer verdiğimiz Danıştay Kararları oldukça net, özel fon hesabına alınma süresi ile ilgili olarak Maliye’nin Tebliğ ile getirdiği düzenlemede yetki aşımı var, Kanunda olmayan bir şart ikincil düzenlemeyle getirilemez! Kişisel görüşümüz de bu doğrultuda!
Bize göre, satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren sadece kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar değil, sonraki tarihlerde de özel fon hesabına alınması halinde, kar dağıtımı yapılmaması şartıyla şirketler istisnadan yararlandırılmalı, sadece bu nedenden dolayı yararlandıkları istisna iptal edilmemeli! Ayrıca, Kanunda olmamasına rağmen ikincil mevzuatlarla getirilen şekli şartlar esas alınarak şirketlerin istisnalardan yararlanmaları engellenmemeli, şekilden çok, işin esasına bakılmalı!
Danıştay kararları mağduriyetleri önledi!
Danıştay 3 ve 9. Dairelerinin bu son kararları ile, Kanunda olmamasına rağmen ikincil mevzuatla getirilen tamamen şekilsel bir şart nedeniyle yaptırıma uğrayan çok sayıda şirketin yaşadığı mağduriyet ortadan kaldırıldı.
Bu arada, Danıştay Maliye’ye de ciddi bir mesaj verdi: KANUNDA YER ALMAYAN HUSUSLAR İKİNCİL MEVZUATLA GETİRİLEMEZ!..
İyi ki DANIŞTAY var!