Hükümet yapacakları hizmetleri özelleştirerek, aracılara devlet eliyle kaynak aktarma alışkanlığını tapu devirlerinde de uygulamayı düşünüyor.
Taşınmaz satışlarında 1 Aralık 2026 tarihiden sonra önemli bir değişiklik bizleri bekliyor.
Daha önce 1 Temmuz 2026 tarihinde düşünülen uygulama, 1 Ekim 2026 ya ve daha sonra da Aralık 2026 tarihini erteledi.
Yapılacak yeni düzenlemedeki amaç, taşınmaz satış bedelinin tamamını veya bir kısmını,
Nakit, havale yoluyla, EFT ve elektronik fon transferi şeklinde ödemeleri planlamaktadır.
Bu ödeme şekilleri “güvenli ödeme sistemi” üzerinden gerçekleştirilmesi düşünülüyor.
Burada dikkat çeken nokta, konu edilen “güvenli ödeme sisteminden” neyin kastedildiğidir.
Yapılan düzenleme iyice incelediğinde, belirtilen güvenli ödeme sistemini, tapu kadro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki “ENTEGRATÖR” Firma sağlayacak.
Açıkça anlaşılan, tapu devir işlemleri sırasında, vatandaş ile devlet arasına aracı ticari bir firma entegratör adı altında girecektir.
Nasıl ki oto araçların, belirli süreler sonrasında yapılan muayenelerini, devletin aracılara yaptırıyor olması gibi.
Yapılan birçok özelleştirmede, devlet hizmetlerinin aracılara yaptırmış olması, tapu devir işlemlerinde de güvenli ödeme sistemi adı altında sokulacaktır.
Bilindiği üzere, tapu devir işlemlerinde %2 satıcı, %2 alıcı olmak üzere toplam % 4 harç ödenmektedir. Bu oranın bile yüksek olduğu belirtilirken,
Şimdi bir de ayrıca güveni sağlayacağı söylenen entegratör firmaya da artı bir ücret ödemek zorunda kalacağız.
Yayınlanan genelgede açıkça belirtmemekle beraber entegratör firmanın ücretinin satış bedelinden düşüleceği ifade edilmektedir. Yani satıcıya ayrı bir yük, imtiyazlı entegratör firmaya da ayrı bir kazanç kapısı açılmış oluyor.
İlginç olan güvenli ödeme sistemini devlet değil de bir firmanın sağlıyor olması.
Esasen tapu devir işlemlerinde önemli bir harç, duruma göre vergi kaybı olduğu biliniyor.
Bunun önlenmesi için sistemin kayda alınması ve takibi önemli bir amaçtır.
Ancak bunu yaparken neden vatandaşa ayrı bir yük getiriliyor onu anlamak mümkün değil.
Oysa şu anda tapu kadro Genel Müdürlüğü ile “Güvenilir hesap” adı altında Takasbank arasında kurulu bir sistem zaten işliyor.
Bu sistem ile satıcılara güvenli bir şekilde para aktarılabiliyor.
Tam olarak devletin kendi sistemini sanki güvensizmiş gibi düşünerek, bir ticari şirketin sağlayacağı güvene ihtiyaç mı duyulmuş olunuyor?
Sonuçta bu aracı şirket özel bir firma, bu firmanın gelir modeli de belirsiz. İşlem başına mı ödeme olacak, yoksa bir yüzde ile komisyon mu hesaplanacak.
Ama kesin olan şu ki, böylesi bir sistemde kazanan aracı ticari bir firma, kaybeden ve bir yük altına giren de vatandaş olacak.