Bilindiği üzere, zirai kazançlarda vergileme esasları işletme büyüklüğü ölçüsü GVK’nun 54. mad.’ sinde arazi üzerinde yapılan zirai faaliyetler ve arazi üzerinde yapılmayan faaliyetler ile kara ve su avcılığı olarak iki başlıkta tek tek belirtilmiştir.

Zirai kazancın gerçek usulde tespiti açısından bir takvim yılı içerisinde dikkate alınacak işletme büyüklüğü ölçüleri 01.01.1999 tarihinden itibaren gereçli olmak üzere 98/12095 sayılı Bakanlar kurulu kararı ile tespit edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı kararı ile bu ölçüler gerekli görüldüğü bölgeler için yıllık olmak koşuluyla arazi ve ürün türlerine göre 5 katına kadar artırmaya veya yasal hadden az olmamak üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir. Bu şekilde tespit olunan ölçüler, Resmi Gazete’ de yayımlandığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren yürürlüğe girecektir.

Buna göre, arazi üzerinde yapılan faaliyetlerde örneğin hububat ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü tabana arazide 900, kıraç arazide ise 1700 dönümdür. Buna göre diğer ikinci ve devam eden 24. gruba kadar tek tek ölçüler Bakanlar kurulu kararında belirlenmiştir. Örneğin, bir biçer dövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya 10 yaşına kadar 2’den fazla traktöre sahip olmakla birlikte bu araçları zirai işletmesinin dışında tutan çiftçilerin bu araçları işletmesi nedeni ile elde ettikleri gelirlerine ticari kazanç hükümleri tatbik edilecektir. Keza, 288 seri nolu GVK Genel Tebliği’ne göre zirai işletmenin yapısı ve yapılan işin önem ve genişliğinin kamyon gibi araçları sahip olmayı gerektirmesi, sahip olunan bu araçların sadece çiftçilerin kendi zirai faaliyetlerinde kullanılması şartıyla, zirai işletme büyüklüğü ölçülerini aşmayan ancak kamyon gibi araçlara sahip olan çiftçiler, zirai faaliyetlerinden elde ettikleri zirai kazançları için beyanname vermeyeceklerdir. Bu durumda olan çiftçilerden, vergi dairelerinde düzenli aralıklarla yapılan yoklamalar sonucunda, kamyon gibi araçlarını kendi zirai faaliyetleri dışında başkalarına da hizmet verecek şekilde kullanıldığı ve/veya nakliyecilik yaptığı hususunda tespitte bulunanların vergilendirilmesi ise ticari hükümlerine göre değerlendirilecektir. Yapılacak yoklamaların tutarlı ve kesin olması gerekmektedir. Aksi takdirde geçmişe yönelik afaki veya tahmine dayalı olarak düzenlenen “yoklama fişlerine” istinaden yapılan işlemler vergi yargısında iptal şeklinde sonuçlanmaktadır. Ayrıca işletme büyüklüğü ölçülerini geçen kimselerin bu konudaki yapılacak tespiti izleyen yıl başından itibaren gerçek usulde vergi mükellefi olacağı bilinmektedir. (Bkz: GVK mad. 53)

Öte yandan, arazi üzerinde yapılmayan zirai faaliyetler ile kara ve su avcılığında ise; denizlerdeki sınırları tespit edilebilen üretim alanlarında yapılan balık yetiştiriciliğinde (Ağ, kafes vb.) 750 metrekare, öte yandan iç su balıkları yetiştiriciliğinde sınırları belirlenebilen havuz, göl …. Ve baraj gölleri gibi üretim alanlarında 900 metrekare esas alınmaktadır.

Arıcılık ziraatinde kovan sayısı 500 adet dikkate alınmaktadır. İpek böcekçiliği ziraatinde kutu sayısı 500 adet olarak belirlenmiştir.

Yukarıda yer alan işletme büyüklüğü ölçüleri aşılmaması koşuluyla gerçek usulde vergiye tabi olunmayacaktır. Bu sınırların içerisinde kalan faaliyetlerini sürdürenler satışları üzerinden sadece GVK’nun 94. Mad. göre hasılatları üzerinden stopaj (%2-%4) yapılmak suretiyle vergilendirilecektir.

Uygulamada zirai kazançların vergilendirilmesinde genel olarak tevkifat yöntemi geçerli olup, GVK’nun 53. Mad. de yer alan işletme büyüklüğü ölçülerinin aşılmaması halinde gerçek usulde gelir vergisine tabi herhangi bir mükellefiyet söz konusu olmayacaktır. Ancak, uygulamada yoklama fişlerine istinaden geçmiş 4-5 yıla ait geriye doğru yoklama fişleri düzenlenerek vergi kaydı açıldığı görülmektedir. Kuşkusuz yapılan tespitlerin tutarlı olması ve tespitlerin geçmişe yürümemesi gerekmektedir.

Zirai faaliyetlerin fiilen arazi üzerinde yapılması önemli olmayıp, örneğin bir mağara içerisinde kasalar içinde mantar yetiştirilmesi faaliyeti de zirai faaliyet olarak kabul edilmektedir. Öte yandan, zirai faaliyette bulunan mükelleflerin kendi zirai işlerinde kullandıkları kamyon vb. araçların, ayrıca nakliyecilik yapılmaması koşuluyla trafik kaydının gayri ticari olması mümkün olacağı yönünde Maliye Bakanlığı özelgeleri mevcuttur. [1]

Çiftçilerin kendi ürettikleri malları pazarda satmaları halinde bu satış ticari faaliyet sayılmaz. Ancak, üretilen ürünlerin pazar yerinde aylık kira ödenmek suretiyle belediyece tahsis edilen stand yerlerinde satılması durumunda bu yerler işyeri sayılacağından dolayı ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmektedir. [2]
 

HukikiHaber | Av. Nazlı Gaye ALPASLAN

-----------------

[1] 27.03.2000 gün ve 13207 sayılı Maliye Bakanlığı Özelgesi.

[2] 05.01.2000 gün ve 640 sayılı Maliye Bakanlığı Özelgesi.